Birilerine göre güzel bir sabahın kararmış akşamıydı uyandığı vakit, yoğun bir günü boş geçirmiş birinin boş vermişliği vardı üzerinde henüz. Gözlerinden sıkıntı ve bıkkınlık akıyor, arada bir akıp kuruyan yaşlar kirpiklerini yapıştırıyordu birbirine. Saate bakıp bakıp kavrayamıyordu gündüzü mü yoksa akşamı mı yaşadığını, gerçi melankoliye bağladığı zamanlarda da aynaya bakıyordu anlamak için yaşayıp yaşamadığını. Kendine kapandığından beri görüp de görebileceği tek şey kendisiydi ama buğuluydu gözleri her uyandığında ve yeniden uyanana dek, ayırt edemiyordu kendi şekli şemalini. Neye benziyordu, tam olarak nasıl bir şeydi? Hatırlayamadı. Banyoya gitti, aynanın önünde durup işaret parmağıyla yüzüne bastırdı, burnuna, yanağına ve gözlerine… Kendini hissetme çabaları nafile, moral vermek için olsa gerek, göz kıptı aynadaki yansımasına. O da ona karşılık verdi, dudaklarını gerip bir gülümseme kondurmak istediler suratlarında. Beceremedi her ikisi de. Yıkamadan çıktı yüzünü, yansıması da onun aksi yönünde uzaklaştı o giderken. Aldığı nefesin sesine dikkat kesildi bu sefer de. Birkaç defa daha aldı sesli sesi, sıkıldı sonra. Uyumak için kanepeye uzandı, uzaklaşıyordu kendisinden, kendinden geçerken. Üçü de başka âlemlerdeydi şimdi. 31 Ocak 2011 Pazartesi
Başkaları
Birilerine göre güzel bir sabahın kararmış akşamıydı uyandığı vakit, yoğun bir günü boş geçirmiş birinin boş vermişliği vardı üzerinde henüz. Gözlerinden sıkıntı ve bıkkınlık akıyor, arada bir akıp kuruyan yaşlar kirpiklerini yapıştırıyordu birbirine. Saate bakıp bakıp kavrayamıyordu gündüzü mü yoksa akşamı mı yaşadığını, gerçi melankoliye bağladığı zamanlarda da aynaya bakıyordu anlamak için yaşayıp yaşamadığını. Kendine kapandığından beri görüp de görebileceği tek şey kendisiydi ama buğuluydu gözleri her uyandığında ve yeniden uyanana dek, ayırt edemiyordu kendi şekli şemalini. Neye benziyordu, tam olarak nasıl bir şeydi? Hatırlayamadı. Banyoya gitti, aynanın önünde durup işaret parmağıyla yüzüne bastırdı, burnuna, yanağına ve gözlerine… Kendini hissetme çabaları nafile, moral vermek için olsa gerek, göz kıptı aynadaki yansımasına. O da ona karşılık verdi, dudaklarını gerip bir gülümseme kondurmak istediler suratlarında. Beceremedi her ikisi de. Yıkamadan çıktı yüzünü, yansıması da onun aksi yönünde uzaklaştı o giderken. Aldığı nefesin sesine dikkat kesildi bu sefer de. Birkaç defa daha aldı sesli sesi, sıkıldı sonra. Uyumak için kanepeye uzandı, uzaklaşıyordu kendisinden, kendinden geçerken. Üçü de başka âlemlerdeydi şimdi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder